 |
ARAPLARDAN BİSİKLET ATAĞI |
 |
|
Hani bazen kendi kendimize deriz ya; bilmem nerede şu iş kesinlikle yapılmaz diye. İşte böyle bir örneği araplar için bisiklet hakkında söyleyebiliriz.Arapların yapısından mı yoksa onlar ile çölün bağdaşması sonucu bisikletin onların hayatında olamaz dediğimizden midir nedir bir türlü bu ilişkiyi kuramayız kafamızda.
İşin aslı tabiki orada da bisiklet var ama onlarda kendi beşeri şartlarına göre bu işle ilgileniyorlar. Tüm arap dünyasından olmasa da son yıllarda yıldız parlayan Birleşik Arap Emirlikleri hakkında bir örnek vereceğiz.Orası neresi demeyin,meşhur Dubai’ninde içinde olduğu ülkedir kendileri.

Basra körfezinin okyanusa bağlanan batı ucundadır bu topraklar.Eskiden Osmanlı himayesinde idi,İngiliz ajan Arabistanlı Lawrence’nın yardımıyla Emirlik haline geldiler. 20.yy. ortalarına kadar 9 tane emirlik birlik olmuştu ama bir süre sonra Katar ve Bahreyn’in ayrılması ile kalan 7 emirlikten oluşuyor. 20 yy.la kadar balıkçılık ve ticaretler uğraşmışlar.1950’li yıllarda talih kuşunun konmasıyla kaderleri değişmiş.Bu kuşun adı petroldür.Bu kuş 2000’li yılların şu günlerinde tekrar oralara konmuş.Bu seferkinin adı ise doğalgazdır. Araplar ne zaman petrole sahip olmuştur işte o zaman dünya nimetlerine sahip olmuşlardır. Her şeye saldırırcasına umarsız olarak para harcayıp teknolojiyi ülkelerine taşıyorlar.Bu harcamalar daha en az 50 yıl devam edecek gibi görünüyor. Bisiklet konusuna maalesef bu kadar ilgi göstermeselerde 2 teker konusunda motor ve yan ürün olarak ATV türüne büyük ilgi gösteriyorlar.E tabi çölde yol almak ve eğlenmek için bu ve benzerleri şart.

Bisiklete ise kenarından bir dokunmuşlar. Arapların kendisinden bir ümit ışığı bulamayan bu ülke,çalışmaya gelen yabancılar sayesinde bisiklet sektörünü ayakta tutuyorlar. İşçi ve iyi ücretli kesim olarak iki ayırılan bisiklet tüketicilerine göre mağazalar bulunmakta. Son teknoloji ürünler yanında bizim tabirimizle ‘postacı’ bisikletleri halen satılıyor piyasada.

Bu ülkede benzin o kadar ucuzki (lt.si 60 kuruş civarında) araba varken bisikleti tercih eden kişi sayısı çok az. İklimin çok sıcak olması da ayrı bir etken.Klimalı ve 8 silindirli arabalara binmek varken bisiklete binme kararını vermek kolay değil.Elit bir kesim bu spora sıcak bakıyor,bunun içinde malzemeler Türkiye’ye göre çok pahalı.

Bu işin spor yönüne baktığımızda yol bisikleti ağırlıklı olmak üzere,mtb ve all mountain modelleri tercih ediliyor. Genelde pek dağlık olmayan ülkede yol yarışları ve denizin verdiği avantajla triatlon-duatlon yarışları az da olsa yapılıyor.Mtb ve all mountain tarzları ise gezi ve hobi olarak kalmış durumda.


2005 yılda 6 ayımı oralarda geçirmiştim.Antrenman ve gezi amaçlı Mtb türünde bir bisiklet alıp biniyordum.Yollar geniş ve temizdir.
Yol bisikletine binenler içinde düzenli bir ekip var.Ayrıca sayısı 10’u geçmeyen bir milli takımları var.Genelde Kuzey Afrika ve Yakın Asya ülkelerindeki uluslararası yarışlara katılıyorlar.Ülke olarak eyalet sistemi geçerli olduğunda eyaletlerin içinde de küçük küçük kulüpler mevcut.Milli takım haricinde binenler az sayıda yerliler ve büyük bir farkla da çalışmaya gelmiş yabancılar.


Wheeler marka bisikletli ve sarı kasklı olan Türkiye’de triatlon ve duatlon yarışlarına katılmış Çağatay Avşar. Şu anda o ülkede çalışıyor,bu etkinlikleri ve yarışları takip ediyor.(Çağatay’ın eşi ise bayanlar triatlon eski Türkiye şampiyonu.)
Son günlerde oralardan gelen bir haberle petrol-doğalgaz ve Dubai haricinde bir konu gündeme düştü.

Büyük yol bisikleti turlarından birini özel bir klasmanda İspanya’dan Unipublic ve Abu Dhabi (Başkent Emirlik) ortak yapmaya karar vermişler. Türkiye’de duyulan ilk haberde (http://www.saitbugay.info/arsiv/2007/01/12/araplar-bisiklete-el-atti/) dünyaca ünlü sporcuların ve kulüplerin davet edileceği,organizasyon için paranın su gibi akıtılacağı Araplara yakışır bir organizasyon olacak.


1 Milyon Usd. gibi bir paranın harcanacağı organizasyon ülkemizde olsa yöneticileri tefe koyarlardı. Oysa o ülkede halkın böyle bir şansı yok. Çünkü oradaki Emirliklerin başındakiler hem yönetici hemde ülke toprağının sahibi.Saltanatlık türündeki yönetime karşı limitsiz güven duyuluyor. Bireysel verginin toplanmadığı,çölün ortasına kayak pistinin yapıldığı,denizi doldurarak turizm adalarının yapıldığı ve dünyaca ünlü organizasyonları ülkeye getiren Emirlere saygıları sonsuz.
3 Etap koşulacak yarışta ilk olarak Abu Dhabi civarında 90 km. gidilecek, 2.gün dağ etabı var ki Al-Ain şehrine doğru yaklaşık 4.000 ft. civarı bir çıkış bekliyor yarışçıları.3.gün dinlenme olacak. Sanırım o gün Arap misafirperverliği sergilenecek.4.gün ise 20 km.lik zamana karşı etapta ter dökülecek.
Ter demişken o bölgenin sıcaklığını tartışacak değiliz,yaz aylarında 50 dereceye çıkan bölgede gölge çok az. Bu yüzden yarışı Kasım ayının ilk haftalarında yapacaklar.
Normal yarış sezonun sonuna gelecek bu tarihlerde şimdilik 9 takım ve 8’er sürücüye izin verilmiş. Her takıma 75.000 usd’lik katılım yardımı yapılacak. Öngörülen ödüller ise şöyle ; Her etap birincisine 15.000 usd. , ikincisine 10.000 usd , üçüncüye ise 5.000 usd verilecek.
Organizasyona başarılar diliyoruz çünkü bu tür oluşumlar bisikleti oralarda daha etkin konuma getirecek.Belkide ileride petrol ve doğalgazları bitince 8 silindirleri bırakıp 2 tekere binmek zorunda kalırlarsa zorlanmazlar.
Bu sayfa 9146 kez görüntülendi

|